Üye Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

Faydalı Bağlantılar

Antalya CD CENAP DÜZGÜN Dershaneleri KPSS-AÇIKÖĞRETİM-DGS-ALES-SBS-YDS-BİLGİSAYAR Antalya CD CENAP DÜZGÜN Dershaneleri KPSS-AÇIKÖĞRETİM-DGS-ALES-SBS-YDS-BİLGİSAYAR - Anasayfa

Site İstatistikleri

Bugün48
Dün134
Bu Hafta1044
Bu Ay2545
28.09.2008. den bu yana Toplam165754

DÜZGÜN EĞİTİM ŞART
Kurum Müdürümüz Ceyhun DEVECİNİN USB sınavı ile ilgili yazısını okumak için tıklayınız

25/02/2012 tarihinde yapılmış olan USB Sınavı Sonuçları aşağıda yayınlanmıştır.

Sample Image    


ANTALYA'DA  GÜVENİLİRLİĞİNİ KANITLAMIŞ OLAN DERSHANEMİZ, EĞİTİM ÖĞRETİME YAKIŞIR ANLAYIŞI VE ÇALIŞMALARI İLE HİZMETİNİ GURURLA SÜRDÜRMEKTEDİR.
  
ŞUBELERİMİZ: 
  
ANTALYA MERKEZ :     0242. 244 36 26 
                                                  248 21 45
  
ANT.  MURATPAŞA :     0242. 244 33 77
  
ANTALYA SERİK :         0242. 722 8 555
  
SINAVA GİRMİŞ OLAN  DGS  ADAYLARI TERCİHLERDE PUAN DEĞİL SIRALAMALAR I DİKKATE ALMANIZ ÇOK ÖNEMLİ !...  Bilgi için dershanemizi araya bilirsiniz.
Sample Image 
 
KPSS DOĞRU AKİBETİNİ BEKLİYOR

                KPSS sorularının hazırlanması, sınavın uygulanması ve sonuçların açıklanması sürecindeki sorumluluğu olan kurum ve bireylerden kaynaklanan güvenlik açığı ve ihmalleri ile milyonlarca kişi mağdur edilmiştir.

                Yapılan açıklamalar, bu mağduriyeti gidermekten çok sistemde değişiklik yapılması üzerinedir. Alan sınavı 1987 yılında uygulandı ve ben bu sınava girdim. Sınav 60 soru ortaöğretim müfredatından, 40 soru da akademik müfredattan olmak üzere 100 adet sorudan oluşuyordu. Soruların tamamı alan sorusu idi.

                Bir öğretmenin yalnız alanına hakim olmasının yeterli olduğu düşüncesi doğru olsaydı yirmi beş yıldır devamlılık gösterirdi. Bu yaklaşımın yanlışlığı çok açıktır. O yıllarda dershanelerde rehber öğretmen yerine öğrencilerin bu ihtiyacı diğer branş öğretmenler tarafından karşılanırdı. Şimdi ise Rehber öğretmeni olmayan kurum kapatılıyor. Eğitimin bu kadar detaylandığı bir süreçte akılcıl çözüm yirmi beş yıl önceki olmadığı açıktır.

                ÖNERİ: Mevcut sisteme sahip çıkılmalı Genel Yetenek - Genel Kültür ve Eğitim Bilimleri sınavı aynen uygulanmalı, alan sınavı gerekli görülmesi durumunda (ders vereceği müfredattan) üçüncü oturum olarak Pazar sabahı uygulanabilir. Banka, mali müşavirlik vs. sınavlarında bile genel yetenek, genel kültür aranırken “öğretmenin sadece alanını bilmesi yeterlidir” yaklaşımı yanlıştır. Çocuklarım bana öyle sorular soruyor ki iki üniversite mezunu olmama rağmen cevaplamakta zorlanıyorum. Öğrenciler öğretmenlerine sadece branş sorusu sormuyor. Bu yüzden öğretmenin ufku geniş, donanımı güçlü olmalıdır.

                Bazı arkadaşlardan “MEM bu kadar branş için alan sınavını yapamaz” gibi görüşler geliyor. 1987 de bu sınav yapılabildiyse bu günkü imkânlarla yapılması çok daha kolaydır. Sınava girecek aday sayısının artması teknolojik imkânlar için hiç sorun oluşturmaz. Düşünülmesi gereken yapılabilmesi değil, yapılmasının doğruluğu olmalıdır. Bir kişi alan bilgi eksiğini masa başında giderebilir. Toplumun öğretmenden beklediklerini sadece alanını bilmekle karşılayamaz. Yüksek seviyeli kişiliklerden bahsederken ilk akla öğretmenler gelmelidir. Marangozlar kapı-pencere yapmayı iyi bilir ve toplum onlardan başka beklentide değildir. Peki ya ÖĞRETMEN ?

                Dışarıda yanlış bir davranışında kimse “bir de marangoz olacaksın” demez ama “bir de öğretmen olacaksın” der. Öğretmende duruşuyla, donanımı ile her türlü öğrenci ve velinin takdirini toplaya bilmelidir.

Dershanelerde bu konuda yapılan çalışmalar son derece takdire değerdir. KPSS hazırlık programını takip eden adaylar sınavı kazanamasalar bile çok daha donanımlı bireyler oluyor. YGS-LYS ye göre çok daha çıtası yüksek bir ders süreci yaşıyorlar. Hiçbir dersin stajyerlerin üzerine yıkılmadığı bu hazırlık sürecinde, YGS-LYS adaylarına verilen yayınların en az iki katı yayın verilmesine rağmen onlardan istenen ücretin yarısı ile sürdürülmektedir.  YGS-LYS adaylarının sınavı kazanma oranı 1/3 iken, KPSS adaylarının ise 1/10 dan da azdır. Ayrıca KPSS adayları bir an önce atanıp ailelerinin sırtından yüklerini almaları gerekmektedir. Bu adayların hazırlık yapması çok daha zorunludur.

Ben çocuklarımı “ÖĞRETMEN GİBİ ÖĞRETMENLERİN”  yetiştirmesini istiyorum. Benim çocuklarım bana nasıl kıymetli ise herkesinki öyledir. Dolayısı ile bu beklentiler herkes için geçerlidir. Şu anda okullarda, öğrencilerin sorularını cevaplamaya yeterli bilgisi olan, ancak öğretme çabası olmayan, insani, milli, vicdani değerleri olmayan öğretmenlerde, eli öpülesi öğretmenler de var. Maalesef aynı maaşı alıp, aynı kategori içinde değerlendiriliyorlar. Bilgisi az olup mesleki heyecanını kaybetmemiş ücretli öğretmenlerden, 30 yıllık olanlara göre daha verimli çalıştığı örnekleri az değildir. İşlerinin önemini bilmeyen, öğretme vasıflarına haiz olamayan, örnek teşkil edemeyecek kişilerin öğretmen olarak atanmasını istemiyorum. Unutulmamalıdır ki “En iyi bilen En iyi öğretmen demek değildir.”  

Öğretmenlerin kalitesinin artması, toplumun geleceğinin garantisidir. (Temmuz 2010)

 Fizik Öğretmeni

Cenap DÜZGÜN


 
KPSS
Antalya'da KPSS Kurslarını ilk başlatan dershanemiz, öncülüğüne devam ediyor. ilk olarak öğretmen adayları ile hazırlık kurslarına başlayan dershanemiz, memur adayları ve sonra da A GURUBU hazırlık kursu ile deneyim ve imkanlarını kursiyerlerinin başarmaları için sunmaktadır. KPSS denince Antalya'da ilk akla gelen CD CENAP DÜZGÜN Dershanesi olmasının nedeni,  bu sınavın ciddiyetini biliyor olması ve buna göre bir program izlemesidir. Kursiyerler seviyelerine ve alt yapılarına uygun sınıflandırılırlar. Her kursiyerin izlediği program aynı olmayıp, hangi dersleri zayıf ise ona göre hazırlanmış ders programını takip ederler. Lisans ve Önlisans sınıfları ayrı ayrı oluşturulur. Hafta içi sabah, akşam, hafta sonu programları gibi çoklu alternatifler sunulmaktadır. Kursiyerlerin derslerini titizlikle takip edebilmeri için onlara uygun zamanlarda programlar oluşturmamız ; ders kaçırmamaları içindir. Bu kendilerinin ve bizim başarımız için çok önemlidir. Her sezon için minimum 22 adet Türkiye geneli deneme sınavı uygulamaktayız. Asla adaylarımızı tek yayınla sınırlamayıp, KPSS de en başarılı olan 7 yayınevi ile çalışmaktayız. Sınav süresinde avantaj kazanmaları için Hızlı Okuma Kursunu da ücretsiz olarak uyguluyoruz . KPSS Kursiyerlerimizin çok hassas bir dönemde olduğunu biliyoruz . Bir kursiyer KPSS de bir yıl geç atanmış olmasının kurs ücreti sıfır TL olsa bile ödeyeceği bedelin çok pahalıya geldiğini düşünebilmelidir. Bu sebeple bizim en ucuz olmak gibi bir hedefimiz hiç olmadı. Kursiyerimizin başarısı için tüm deneyimimizi ve imkanlarımızı kullanıyoruz . Kendi çocuğumuzun KPSS' ye ve yarınlara nasıl hazırlanmasını istiyorsak, kursiyerlerimizi de öyle hazırlıyoruz .  Biliyoruz ki bizim çocuğumuz bize nasıl kıymetli ise herkesinki  de öyledir. Kursiyerlerin kaygı düzeyinin yüksek olduğunu biliyor, bu duygularını kontrol etmekte en yakın destekçileri oluyoruz. Bu önemli konuya ailelerinde hassasiyetle yaklaşmalarını bekliyoruz.

 

AÖF

Antalya bu alanda da iyi bir hizmet ağına sahiptir. Açık öğretim fakültesini halen hafife alan kişilerin olduğu görülüyor. Oysa AÖF örgün öğretim yapan üniversitelerle aynı dersleri, aynı sürede,  aynı diploma ile sunan ve dünyada 1. seçilmiş bir sistemdir. Ders kitapları tüm üniversitelerin öğretim kadrolarının faydalandığı yayınlardır. Ülkemizde böyle bir imkânın sunulmasına rağmen halen lise mezunu statüsünde kalmak niye?

Bu mükemmel sistem işinizi, şehrinizi, aile yaşantı şeklinizi terk etmeden ve örgün üniversitelere nazaran en az 6–7 kat daha ucuza mal olan bir üniversite mezunu olma imkânını sunuyor. Türkiye her geçen gün biraz daha diploma ve sertifikalar ülkesi olmaya doğru gidiyor. Bu gün çok gerekli gibi görünmeyen diploma, yarın zorunluluk olabiliyor. Örneğin “ Eskiden bir masa birkaç sandalye birde telefonla emlakçıyım deniliyordu. Şimdi bir emlakçılık ofisi açabilmeniz için sertifikanız olmak zorundasınız.” Bu mantıkla ben örgün öğretimden üniversite mezunu oldum. Yıllar sonra AÖF imkânlarını tanıdım ve şu anda 2.üniversite olarak işletme 4. sınıf öğrencisiyim”. 2.üniversiteye göre 1. üniversite tabiî ki çok daha gerekli. Ama gözlediğim kadarı ile neslimiz de bir tembellik hâkim. Bir çok kişi ile görüştüm hep iyi  olur ama bir ara  başvurayım anlayışı var. Aradan yıllar geçiyor değişme yok. Keşke o zaman başlasaydım diyenler oluyor. “Keşke” kimin ne işine yaramış ki?

Ben çocuğumu AÖF’ne yazdırmayı, 1 yıl İngilizce kursuna gönderip 1 ay İngiltere; 2. sınıfta 1 yıl almanca kursuna gönderip, 1 ay Almanya’; 3. sınıfta 1 yıl Rusça kursuna gönderip 1 ay Rusya; son sınıfta ise branşı ile ilgili işte çalışmasını sağlamayı düşünüyorum. Tüm bunların masrafı bir örgün öğretim masrafını geçmiyor.

Şimdi değerlendirelim: Aynı süre ve masrafla örgün öğretim mezunumu? Yoksa 3 dil bilen ve dalında işbaşı yapmış, deneyimli AÖF mezunu olan mı zamanını daha iyi değerlendirmiştir?

AÖF şartları ile okumamak neden ? özellikle de lise mezunları ve 2 yıllık mezunlar ?..

 
Site Tasarım ve Uygulama Yavuz BAĞLAR  

//horizon , KPSS , AÖF, SBS , YDS , DGS , ALES