DERSHANELERİN DÖNÜŞÜM PROJESİ ÖNERİSİDİR

AMAÇ : Dershanelerin dönüşümü ile öğrenciler, dershaneciler, okullar, Devlet, Eğitim kalitesi, SGK,  

Maliye, çevre esnafın zarar görmeden Milli Eğitimin güçlenmesinin sağlanması. ( NİSAN 2014 )

ÖNERİ

 Yaklaşık 7-8 yıl önce Özel Öğretim Genel Müdürümüz “bir öğrenci dershaneye gitse de, gitmese de devlete maliyeti 1.200$” demişti. Okul olursak,(Kolejlerde olduğu gibi) kaydını aldığınız her öğrenci için Devlete 1.200$ avantaj sağlanacaktır. Ancak bir dershanenin kolej olması demek en az 20 kat ekonomik güç gerektirir. İptidai şartlarda açılacak kolej öğrenci kayıt sayısında çok sıkıntı yaşar.

Değişim süreci sadece dershaneleri kapsayan değil, “Eğitim Reformu” olarak değerlendirilerek, içerisinde ilk okul, orta okul, lise ve üniversiteleri de kapsamalıdır. Üniversite diplomasını alan aday öğretmen oldu ise yapacak donanımı yok, mühendis ise onu yapacak donanımı yok, avukat oldu ise donanımı yok. Piyasada bir şekilde alanında çalışma fırsatı yakalarsa mesleğinden gerçekten bir şeyler öğrenerek zamanla öğretmen, mühendis, avukat vs. oluyor. Türkiye' de Denkliği kabul edilmeyen Türki Cumhuriyetlerinde ki bazı üniversitelerin mezunları bile çok donanımlı olarak diploma alıyor...

 Dershaneden Koleje geçiş çok büyük mesafeli bir geçiş olmanın haricinde, beraberinde getireceği sorunlar ile dershaneler olarak baş etme gücümüzün olmaması, aşırı olumsuz yaklaşımlara neden olmaktadır. Bu dönüşümde Kolej olmanın dışında bir alternatif daha oluşturulabilir. Buna örneğin “ ÖZEL ORTAOKUL ” – “ÖZEL LİSE ” gibi isimler verilebilir (aşağıda sembolik olarak bu şekilde ifade edilecektir.)

Bu projenin özünde öğrenci ve velilerin, öğrencilik sürecini şekillendirirken iki yerine üç alternatifi olacak. Almanya’daki gibi öğrenciler Real schole, Halk schole, Gimnasium alternatiflerinden sadece birine kayıt yaptırıyor. Bizim öğrencilerimiz ise Devlet okulu ( ücretsiz), “ÖZEL LİSE ”(uygun ücretli) veya Kolej (20-25 bin TL) arasında tercih yapmalıdır.

Dershanelere giden öğrencilerin aynı zamanda okula da gitmesinin sebebi, dershanede öğrenemediği için değildir. Okula gitmeden diploma alamayacakları mecburiyetidir.

“ ÖZEL ORTAOKUL ” – “ÖZEL LİSE ” , Açık lise gibi olmayıp, devam zorunluluğu olmalıdır. Çünkü Açık öğretim fakültesi öğrencileri 18 yaş ve üstü olduğu için onların kurslarında devam zorunluluğu aranmıyor. Ortaokul ve lise öğrencilerinin yaş ve bilinç düzeyleri gereği (kayıtlı olduğu okul veya Koleje devam zorunluluğu olduğu gibi) “ ÖZEL ORTAOKUL ” – “ ÖZEL LİSE ” ye de devam zorunluluğu olmalıdır.

Dershanelerin dönüşeceği bu kursların standartları mevcut binalarında çalışmalarına fırsat vermelidir. Yani dershanelerde olmayan voleybol, basketbol, futbol sahaları gibi engeller olmamalıdır. Gerekirse bu hizmetleri bir program dahilinde çevre okul ya da tesislerden faydalanılır.  Ayrıca bu tür hizmetlere yönelik yeni tesisler açılabilir.

Bilindiği üzere okullarda not verme adaletsizlikleri, notları şişirme, ahbap çavuş ilişkilerine dayalı adaletsizlikler, öğrencisine not silahı ile özel ders verme taktikleri gibi adaletsizlikleri de çözmek üzere; Okul, “ ÖZEL ORTAOKUL ” – “ÖZEL LİSE ” ve kolejlerde de not sistemi kaldırılmalıdır. Tüm sınavları, aynen Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Sisteminde uzun yıllardır büyük başarı ile uygulandığı gibi bir merkez tarafından yapılmalıdır.

Tüm sınavlar merkezi sistem ile yapılacağından artık SBS, YGS ve LYS sınavına gerek kalmıyor.Üniversite giriş sınavı notu olarak yıllarca ara sınavlarda alınan puanların toplamı kullanılacaktır.

Her üç kurumunda görevi sadece ders vermek olmalıdır.

Her üç kurumu da seçen öğrenciler aynı dersleri görüp, aynı sorular ile sınav olmalıdırlar. (Yıllardır eleştirilen nota dayalı sistem yerine kurumlar arasında kalite rekabeti olmalıdır.)

Devlet okullarında çalışanlara performans kriterleri kademeleri oluşturulup - uygulanmalı. Eli öpülesi öğretmen ile öğretmen bile olmaması gerekenler mevcut sistemde aynı kefeye konuluyor.

Bu değişim projesi sonucunda, şu anda dershanelerde kayıtlı öğrenci sayısı ya da daha fazlası artık okullara gitmeyeceği için, okullarda ki 126 bin öğretmen açığı problemi de kalmayacaktır. Okullar da daha az öğrenci ile daha iyi hizmet verebileceklerdir.

Her üç kurumda da müfredat aynı olup,  yayın seçimi kurumlara bırakılmalıdır.

Her üç kurumu da denetleyen yine devlet olmalıdır.

Her üç kurumun da ders başlangıç, bitişi, tatilleri aynı olmalıdır.

Sınıflar oluşturulurken seviye guruplarına dikkat edilmelidir.

Devletten alınan her öğrenci için oluşturulacak olan “ ÖZEL ORTAOKUL – ÖZEL LİSE ” ye hükümetimizin belirttiği destek verilmelidir. Ancak mevcut sistemdeki kolejler bu destekten muaf olmalı. Çünkü kolejler, mevcut sistemde tüm ödemelerini velilerden karşılamak üzere ücret tespiti yapmaktadır.

Şu anki dershanelerin hizmet verdiği binalar şehir merkezlerinde olup, kolejler gibi şehrin ücra köşelerinde olmadığı için ulaşım kolaylığı nedeni ile velilerin servis masrafı da olmayacaktır.

Dershaneye giden öğrenci ayrıca okula gitmeyeceği için ailenin masrafları da azalacaktır. 

Okullardaki öğrenci sayısı azalacağı için okulların başarısı da beraberinde artacaktır.

Çalışılan gün sayısı mevcut sistemde 180 gün olup, 365 günün yarısıdır. Bu kadar tatil yapmak, bizim ülkemiz için fazla lükstür. Çalışılan gün sayısı artırılmalıdır. Özellikle yaz tatili bu kadar uzun tutulmamalıdır. Her yeni Eğitim-Öğretim yılı başlarken öğrencilerin önemli ölçüde gerilediği görülmektedir.

Okul süresi bir öğrencinin eğitim-öğretimi için yeterli süre olup, eve ödev verilmemelidir. Böylece günlük çalışması tamamlanan öğrenci: ailesi, komşuları, arkadaşları, akrabalarına vakit ayırabilmelidir. Bizim örf adetlerimizin kaybolmasının bir nedeni de: çocuklarımızın hem okul, hem dershane, hatta özel ders ve sınavlar nedeniyle aileler; akraba, komşu, arkadaş ziyareti için her iki tarafa uygun zaman bulamıyor.  Bu proje örf - adetlerimizi tekrar kazanabilmemize de olanak sağlayacaktır.

Kolej ve dershanelerde ki idareci ya da öğretmenlerden hiç birisi hasta olmadığı halde rapor alıp, işini suiistimal etmezken, devlet okullarında bunu yapan insan sayısı içler acısıdır. ( İşinde gerekli hassasiyeti gösterenleri kastetmediğim açıktır. )

Devlette çalışanların çalışma süresi - verimi dershanelerdekine göre çok daha düşük olmasına karşın, ücretleri tam tersidir. Dershane öğretmenleri maaş karşılığı ortalama 45-50 derse girer. Okulda bu 15 derstir. Dershanelerde öğretmenler haftada 6 gün çalışır…

Dershanelerin mevcut binalarını terk etmesi ile doğacak çok sayıda problemler medyada konuşuluyor. Onları yinelemeye gerek yok. Bu proje önerisi geliştirilerek tüm öfkeler dindirilerek, sağlıklı çözüme kavuşturulabilir.

NOT: Bu projedeki her bölümün her hakkı herkes için serbesttir. Geliştirilerek insanlığın yararına kullanılmalıdır. Bu proje 28 yıllık dershane tecrübem ile bizzat oluşturuldu. Şahsımdan daha tecrübeli binlerce dershanecinin olduğunu, binlerce daha genç dershaneci meslektaşımın varlığını düşündüğümde, elbirliği ile gelecek nesillere çok güzel bir eğitim - öğretim sistemi oluşturmamız acilen gerekmektedir. Hepimizin çocuklarımıza borcudur. 

SORU: BU PROJENİN UYGULANMASINDA KİM ZARAR GÖRÜR?..

Cenap Düzgün

Fizik Öğretmeni-Kurucu Müdür

KPSS REHBERLİK ÇALIŞMASI


KPSS sisteminde 121 adet puan yer almaktadır.  Bunlardan P3 (lisans), P10 (alan sınavı olmayan öğretmen), P121 (Alan sınavı olan 15 branş), P93(önlisans) ve P94(lise) puanları B Grubu puanlardır. Önlisans ve Lise KPSS 2014 Eylül ayında yapılacağından adaylarımızın kafasını karıştırmamak için onları bu yazıya dahil etmedik. Sınav sonrasında önlisans - lise için  özel yazımız yayınlanacaktır.

Devamını oku...

Sayfa 1 / 2

ÜYELİK İŞLEMLERİ



Kurucumuzun Mesajı

  Aileler ÖSS öğrencilerinin dershane ihtiyacını kabullenmiştir. Adaylar da... Devamı >>

Sosyal Medya

Dostlarınızla Paylaşın

Follow Us

Tanıtım Filmi

Yararlı Bağlantılar

Site İstatistikleri

Bugün25
Dün54
Bu Hafta317
Bu Ay1172
26.12.2012 İtibarı ile Toplam38125

İp Adresiniz 54.161.220.160 Sistem Bilgileriniz Unknown - Unknown